Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Biz her dönemin mazlumu ve mağduruyuz

null

Haber Giriş Tarihi: 25.07.2024 16:56
Haber Güncellenme Tarihi: 20.11.2024 09:11
Kaynak: Haber Merkezi
ogaste.com
Biz her dönemin mazlumu ve mağduruyuz

 

 

24 Temmuz bizim için çok anlamlı bir gün…

Sansürün ağa babası TRT dizilerinde sevimli gösterilen Abdülhamit döneminde uygulanmıştı.

Sansürün sona erdiği gündür 24 Temmuz 1908…

Peki sansür nasıl uygulanıyordu?

Sözcükler bile despotun eliyle tutsaktı.

Arsenik, anarşi, ihtilal, istibdat, infilak (patlama), inkılap, inkıraz (borç-çöküş), parlamento, te'evvüh (sitem), opurtünist, hürriyet, sosyalizm, cumhur, cumhuriyet, cemiyet, hafiye, Darvinizm, disiplin, zehir, avam, isyan, diktatör, şurayı devlet, demokrat, radikal, humbara (bomba) meclis-i umumi, veto, nihilist, randevu, irtiyab (şüphe), oligarşi, engelleme, yıldız, hasta, dinamit sözcükleri yasaktı.

 

****

Bir Sansür Kurulu vardı, gazeteler her gün o kurulun önüne gider, oradan izin alınarak yayına verilirdi.

Çoğu zaman gazete sayfalarının bazı sütunlarının boş çıktığı görülürdü.

24 Temmuz 1908 devrimiyle sadece insanlara değil sözcüklere de özgürlüğüne kavuşmuştu. Onun için 24 Temmuz gerçek bir basın bayramıdır.

 

****

Tek Parti döneminde de basın özgür olamadı.

Hep söylerim, yazarım, biz her dönemin mazlumu ve mağduruyuz diye...

 

****

 

Sansür düzenlemesinin benzerini Demokrat Parti iktidarı da yapmıştı.

Resmi sıfatı olan kişiler hakkında olumsuz bir izlenim yaratacak yayında bulunmak bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır.”

Ulucanlar Cezaevi Hilton olmuştu gazeteciler için…

1950’li yıllarda sadece radyo dinlendiği dönemlerde Demokrat Parti tek yanlı yayın yapıyordu.

Parti devlet bütünleşmişti. DP’nin kurduğu Vatan Cephesi üyeleri yayınlanıyordu radyolardan boy boy…

Buna karşı “Radyodan Ajans Haberlerini ve Partizanca Yayınları Dinlemeyenler Derneği” kuruldu.

Polisin derneği basarak yöneticilerini gözaltına aldığını biliyoruz.

Ankara’ya yolunuz düşerse Türkiye’nin düşünce özgürlüğü hapishanesi Ulucanlar’dadır, görmenizi öneririm.

****

 

Günümüze gelirsek, bilginin, haberin serbest dolaşımını istemiyor bu iktidar. Çünkü biliyor ki bilgi, haber özgürleşirse yalanlarının mumu yatsıya kadar yanacak ancak.

 

 

TARİHİN ÖN SIRALARINA OTURANLAR

 

Gazeteciler tarihin ön sıralarında oturmak zorunda olan insanlardır. Meşhur söz var ya, tarihin taslağını yazan gazetecilerdir diye…

Bizim işimiz aslında yazmak, konuşmak, program yapmak…

Ancak ifade ve basın özgürlüğünün ayaklar altına alındığı, farklı düşünenin linç edildiği ülkelerde sadece taslağı yazmak yetmiyor, o özgürlük için bedeniyle mücadele etmek şart haline geliyor.

Bugünlerde 154 insanın MHP’nin boy hedefi olması boşuna değil!

 

****

Diyeceğim o ki, sözcüklerle, cümlelerle bozuk olanları düzeltip, doğru, güzel olanı söylüyoruz ama yetmiyor.

Bizzat değiştirmek için de elimizi taşın altına koymaya çalışıyoruz.

İlkemiz şu, ‘Boyun eğeceksen gazeteci olmayacaksın. Gazeteciysen boyun eğmeyeceksin!’

Vatan şairi Namık Kemal’in sözüyle bitireyim:

Hokkamı dilenci çanağı, kalemimi iktidar değneği yapmayacağım.”

 

 

 

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.