Tarafsız haber için doğru adrestesiniz. Haber, Haberler, güncel haberler, internet haber,son dakika haberleri, ogaste.com farkıyla takip edin. En son haberlere bizimle ulaşın.
Yasal Uyarı: Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır. -
Copyright© 2006-2026 Tüm hakları saklıdır.
HABER YAZILIMI ve
TURKTICARET.NET projesidir
Bursa'da 8 bin üretim tesisi taşınıyor mu?
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat merkezi Bursa’da sanayi, ticaret, turizm ve tarım arasında tercih yapılması yönünde bir beklentileri olmadığını vurgulayarak, “Bizim temel beklentimiz, Bursa’da daha planlı ve nitelikli bir sanayi yerleşimi ve gelişmiş bir altyapının oluşturulmasıdır. Bu kapsamda şehir içinde sıkışmış, plansız sanayi alanlarındaki 8 bin üretim tesisinin şehir dışına taşınması konusunu Bursa ekonomisi ve geleceğimiz açısından kritik önemde görüyoruz.” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i konuk etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu, Meclis ve Komite Üyelerinin katıldığı istişare toplantısında Bursa ekonomisinin kalkınma ve gelecek vizyonu değerlendirildi. Yaklaşık dört saat süren toplantıda Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlıkları devam eden 1/100 binlik yeni çevre düzeni planı çalışmaları da görüşüldü. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın üretimden ticarete, sanayiden ihracata kadar her alanda Türkiye’ye değer katan, kalkınmanın öncü şehirlerinden biri olduğunu söyledi. “Bu başarının temelinde köklü sanayi ve ticaret kültürü ile girişimci profilimiz yer alıyor.” diyen Başkan Burkay, yıllar içinde değişen şehirleşme dinamiklerinin bu potansiyelin önünde engel oluşturmaya başladığına dikkati çekti. Artan kentleşme ile birlikte üretim, ticaret ve yaşam alanlarının iç içe geçmesinin, şehrin yapılanmasını sürdürülebilir olmaktan uzaklaştırdığını kaydeden Burkay, “Bugünkü buluşmamızı, Bursa'mızın mevcut ihtiyaçlarını karşılayacak ve yarının şartlarına uyum sağlayacak akıllı şehircilik yaklaşımını hayata geçirmek için önemli bir adım olarak görüyoruz. Bu anlamda, toplantıya icabeti ve Odamızı ziyaretleri için Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’e teşekkürlerimi sunuyorum.” şeklinde konuştu.
BURSA GÜN SAYIYOR
Bursa’nın 1960’lı yıllarda Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesinin kurulduğu şehir olduğunu hatırlatan Başkan Burkay, kentin sanayileşmede büyük bir hamlenin başlangıcını gerçekleştirdiğini vurguladı. Bursa’nın sanayileşme hamlesiyle bugün 7 bini aşkın ihracatçısı, kilogram başına 3,69 dolar ihracat değeri ve 7 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla Türkiye’nin üretim gücü ve dünyaya açılan kapısı haline geldiğini ifade eden Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar elde edilen başarılar, yaptıklarımız çok kıymetli. Ancak önemli olan bu başarıları geleceğe taşıyabilmek. Dünyayı iyi okuyarak, Bursamızın geleceğine yön verecek strateji ve yol haritalarını şehrimizin önüne koymamız gerekiyor. Bildiğiniz üzere son yıllarda rekabet artık ülkeler değil, şehirler ve bölgeler arasında gerçekleşiyor. Bugün İngiltere ile Fransa’yı değil Londra ve Paris’i ekonomik olarak mukayese ediyoruz. Rekabet ettiğimiz şehirler yeni yatırım alanları ile ihracat performanslarında önemli artışlar gösterirken, Bursa olarak bizler maalesef yerimizde saymaya devam ediyoruz. Türkiye ihracatında ilk 10 sırada yer alan şehirlerin ihracat artışları son 5 yılda yüzde 50’lere yaklaşırken, Bursa’nın ihracatındaki artış yüzde 8 gibi sınırlı bir seviyede kaldı. Bursa’yı dünya çapında örnek bir şehir haline getirmek için yenilikçi adımlar atmaya, geleceğe yön veren projelere kararlılıkla devam etmeliyiz. Mevcut şartları geliştiremezsek, önümüzdeki 10 yılda ihracatta ilk 10 sırada yer almamız zor görünüyor.”
8 BİN SANAYİ TESİSİ VAR
Bursa’daki sanayi alanlarının yüzde 50’sinin plansız alanlar olduğunu kaydeden İbrahim Burkay, BEBKA’nın yapmış olduğu araştırmaya göre kent içindeki plansız alanlarda 8 bini aşkın KOBİ’nin üretimlerini sürdürmeye çalıştığını kaydetti. Dünyanın gelişmiş ekonomilerine bakıldığında, KOBİ’lerin büyüme performanslarının ekonomik kalkınmada itici güç olduğunun görüldüğünü belirten Burkay, “Çünkü KOBİ’ler geometrik büyüme potansiyeline sahip. KOBİ’lerin altyapı ve yatırım imkanları geliştirildiğinde, üretim, satış ve ihracat hacimleri ve karlılık düzeyleri 2-3 kat artıyor. Bu meyanda KOBİ’ler için yapılacak tüm yatırımları kentimiz ve ülkemizin geleceği açısından elzem olarak görüyoruz. Bursa’nın üretim gücünü koruyup geliştirmemiz gerekiyor. Sadece üretim değil, aynı zamanda nitelikli yaşam ve ticaret alanlarıyla kentimizi yeniden şekillendirmeliyiz. Bursa’nın yüksek deprem riski taşıyan bir kent olduğunu unutmamalı, bu riski göz önünde bulundurarak çok daha dayanıklı, güvenli ve planlı bir kentleşme modeline geçmeliyiz. Bizler Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, Bursa'mızın önündeki tüm bu sorunları aşmak ve geleceğe güçlü bir şehir bırakmak adına üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız.” dedi.
BURSA ÇOK KIYMETLİ BİR KENT
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın başlıca meselelerini değerlendirmek ve kentin geleceğine yönelik atılacak adımları değerlendirmek üzere Bursa iş dünyası ile bir araya geldiklerini söyledi. Toplantı öncesinde BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’dan Bursa ekonomisine ilişkin değerli bilgiler aldıklarını belirten Bozbey, “Bursa’nın sanayi ve ticaret anlamında vahim bir noktaya gittiğine şahit olduk. Bursa, nüfus olarak ülkemizin dördüncü büyük kenti konumunda. Coğrafi olarak Ankara, İstanbul ve İzmir’in ortasında yer alan bir kent. Dünyada rekabet ettiğimiz kentler ile mukayese ettiğimizde Bursa’nın da gerek ulaşım ağları gerekse sanayi ve ticaretiyle bir merkez olması gerekiyor. Bursa her yönüyle çok kıymetli bir kent.” dedi.
Bursa’nın en önemli sorunlarından birinin deprem olduğunu vurgulayan Bozbey, “Kentimizin maalesef yüzde 62’si kaçak ve dayanıksız yapılardan oluşuyor. Ayrıca birçok yapı sıvılaşma riski bulunan zemin alanlarının üzerinde yer alıyor. Bu alanlarda fabrikalar da bulunuyor. Amacımız hep birlikte, kent dinamikleri olarak bir araya gelerek daha güçlü ve dirençli bir kent inşa edebilmektir. Burada sorumluluğumuz büyük. Tüm bunları dikkate alarak kentsel planlamayı yapmak zorundayız. Kentlerin yarıştığı bir dünyada bizim kent anayasasını oluştururken hep beraber en doğruyu ortaya koymamız gerekiyor. Düzensiz sanayi alanlarının düzenli bölgelere taşınması taleplerinin de farkındayız. Şu anda yapacağımız, kent anayasası dediğimiz plan gelecek 100 yılımızı şekillendirecek. Bu yüzden kent ekosistemini koruyacak bir yapıda, sürdürülebilir bir anlayışta olması gerekiyor.” diye konuştu.
En Çok Okunan Haberler