Tarafsız haber için doğru adrestesiniz. Haber, Haberler, güncel haberler, internet haber,son dakika haberleri, ogaste.com farkıyla takip edin. En son haberlere bizimle ulaşın.
Yasal Uyarı: Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır. -
Copyright© 2006-2025 Tüm hakları saklıdır.
HABER YAZILIMI ve
TURKTICARET.NET projesidir
Dünya yas tutmuştu!
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 10 Kasım 1938 tarihinde vefatı, sadece Türkiye'de değil, dünyada da hüzün ve gözyaşıyla karşılandı. İşte o mektuplar ve acı hisler...
Atatürk'ün aramızdan zamansız ayrılışı yalnızca ülkemizi değil, bütün dünyayı etkiledi. 10 Kasım 1938'de birçok ülkede bayraklar yarıya indirilmiş, hatta okullar tatil edilmişti. Birçok ülke, Atatürk'ün vefat haberini gazete manşetlerine taşımış, Ulu Önder'imizden övgüyle bahsetmişti. Atatürk'ün vefat haberi yalnızca manşetlerde kalmamış, yurt dışından sayısız hüzün dolu mektuplar da gelmişti.
Kadın hakları savunucusu Bayard Simmons'an Atatürk'e mektup;
'Kadınlara oy hakkı kampanyasını savunmuş olduğum için kendi memleketimde hapse girmiş ilk İngiliz olarak, Türkiye Cumhurbaşkanının ölümü üzerine derin üzüntülerimi sunabilir miyim? O'nun kendi ülkesinde kadınlar için yaptıkları bütün dünyanın feministlerince ebediyyen minnetle anılacaktır. Yaşasın Kemal Atatürk ülkülerine dayanan Türkiye Cumhuriyeti!'
Cezayir'den Rautsi Karaca'dan gelen mektup;
'Babamız Atatürk'ün ölüm faciası üzerine, şu anda yüreğim daralarak, en üzgün taziyetlerimi Zatı Devletlerine yazmama müsaadenizi dilerim. Bu pek büyük kayıp üzerine Şefimiz Atatürk'e veda ederken, duyduğumuz derin üzüntüyü bütün halkımıza iletmenizi de istirham ederim.'
Paris'ten Arnavut Chekrezi'den gelen mektup;
Güneydoğu Avrupa'nın güç bir durumda bulunduğu şu sırada Büyük Gazi Atatürk'ün zamansız ölümü beni kedere boğdu. O'nun ölümüyle bizim Doğu en büyük adamlarından birini kaybetti. Arnavutluk ise güçlü bir dosttan mahrum kaldı. Gerçekten en yüksek insani değerdeki eserlerinden dolayı, çağdaş devlet adamları içinde benim en çok hayran olduğum adam Büyük Atatürk idi. En içten taziyelerimi sunarken, yeniden yaratılmış Türkiye'de dahi Mustafa Kemal'in başlattığı mutluluk, yücelik ve şeref çağının O'nun haleflerince tamamlanmasını ve bölgemizde barışın korunmasını dilerim.
Anzak askeri Yüzbaşı Stuart Maclean'den gelen mektup;
Ekselans, bu mektubu, Avustralya ordusunun birçok eski subayı adına, bizce daha çok Kemal Paşa olarak bilinen Ünlü Önderiniz Ekselans Kemal Atatürk'ün ölümünü nasıl derin bir üzüntü ile öğrendiğimizi bildirmek ve Büyük Şefinin onarılmaz kaybı dolayısıyla kahraman Türk milletinin acısını paylaşmak arzusuyla yazıyorum. Avustralya Ordusundan olan bizler liderinizin pek iyi temsil ettiği Türk askerinin yiğitliğini, cesaretini ve güler yüzlülüğünü ateş altında tanıyıp öğrendik. Bu nedenle, Ekselans Atatürk'ün zamansız ölümü üzerine Türk milletinin uğradığı büyük kayıp dolayısıyla, bazı Avustralyalı eski askerlerin derin sempatilerini Cumhurbaşkanınıza ve onun aracılığıyla Türk halkına iletmesini Ekselanslarından rica ederiz.
İngiliz Miss M.D. Burnett'ten gelen mektup;
Büyük Cumhurbaşkanınızın ölümü üzerine, tamamen yabancı bir kimsenin yürekten üzüntüsünü lütfen kabul buyurunuz. Türkiye’yi ziyaret etme şansım olmadı ama çok seyahat ettim ve milletlerarası politikayı derinlemesine inceledim. Gerçekten şunu söyleyebilirim ki modern tarihte milletlerarası sorunlarda Kemal Atatürk kadar akıldan ve zekadan yana olan başka sima tanımadım.
Diktatörlerin kabadayılık ve sertlikle başardıkları veya başaramadıkları işleri O, parlak zekasını kullanarak başardı. Onun ileriyi görme gücü vardı.
Onun alaycı mizah duygusu da pek hoşuma gidiyordu. Hemen hemen hiç üniformasız görünmeyen o onbaşılar, çavuşlar (Hitler, Mussolini) ile acı acı alay etmek istercesine
Onun alaycı mizah duygusu da pek hoşuma gidiyordu. Hemen hemen hiç üniformasız görünmeyen o onbaşılar, çavuşlar (Hitler, Mussolini) ile acı acı alay etmek istercesine Atatürk, parlak bir general olduğu halde, törenlerde sivil giyiniyordu. Bir gün Avrupa “kanlarıyla düşünen” o kimseler tarafından yutulursa, o zaman, düşünecek organın beyin olduğunu bilen o güçlü yöneticiyi arayarak hatırlayacağız.
En Çok Okunan Haberler