Tarafsız haber için doğru adrestesiniz. Haber, Haberler, güncel haberler, internet haber,son dakika haberleri, ogaste.com farkıyla takip edin. En son haberlere bizimle ulaşın.
Yasal Uyarı: Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır. -
HABER YAZILIMI ve TURKTICARET.NET projesidir
Copyright© 2006-2026 Tüm hakları saklıdır.
Cennet Cankılıç
Anahtar Parti İzmir’de bu kadar kalabalığı nasıl topladı?
Yavuz Ağıralioğlu’nun genel başkanlığında bir buçuk yıl önce kurulan Anahtar Parti’nin pazar günü gövde gösterisine dönüşen İzmir çıkarması, siyasette dengeleri sarsacak boyutta önemsenmesi gereken bir harekete dönüştüğünün resmi idi.
Sosyal medyaya da yansıyan ve dahası gündem olan vidolara ve fotoğraflara baktığımda son yerel seçimlerden sonra İzmir’in ortada seçim yokken böylesine bir kalabalığa sahne olmasını siyaseten kayda değer buluyorum.
Halk buluşmasının gerçekleştiği Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nun içi izdiham derecesinde kalabalığa sahne olmuşken, dışarısı da bir o kadar insan kaynıyordu.
Haberlere yansıdığı kadarıyla, Ağıralioğlu önce İzmir’de basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündemi değerlendirdi. Ardından İzmirli annelerle Zübeyde Hanım’ın kabri başında dua etti. Parti otobüsünün başını çektiği uzun araç konvoyuyla sokakları dolaştı, çarşı-pazar gezerek esnafın derdini dinledi. Yunanlıların işgalinde ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’in anıtı önünde partilileriyle poz verdi. Gittiği her yerde İzmirlilerin büyük ilgisi ve sevgisiyle karşılaştı.
Bir buçuk yıl önce kuruluşunun hemen ardından geldiği Bursa’daki yoğun katılımlı programını aratmayan, kimine göre de bir tık daha üstü kalabalık ve coşkuyu beraberinde getiren İzmir buluşması bugüne kadar bu partiyi görmezden gelen siyasiler, yorumcular ve medya mensuplarının da ister istemez radarına girdi.
Peki, “Yavuz Ağıralioğlu İzmir çıkarmasında on binlerin katıldığı bu kalabalığı sessiz sedasız nasıl topladı?” derseniz, sorunun cevabı pek çok siyasi ve sosyolojik değerlendirmeyi beraberinde getirir.
BURSA TEŞKİLATI DA ORADA İDİ
Bazı yorumcular “şişirilmiş” olduğunu, bazıları da “İzmir’in gerçek kalabalığı değil, Anadolu’dan taşıma usulü” diyerek önemsizleştirmeye çalışsa da, görünen köy klavuz istemiyor.
Bu kalabalığı görmezden gelmek, küçümsemek siyaseti doğru okuyamamak ve yanlış algıların esiri olmak halktan kopmak demektir. Böylesine siyasetin insanları kaçırdığı, kutuplaştırdığı, uzaklaştırdığı, soğuttuğu, umutları tükettiği bir dönemde ne olursa olsun o salona bu kadar insanı yığmak hiç kolay değil. İddia edildiği gibi velev ki taşıma usulü olsun, Anadolu’nun dört bir tarafından İzmir’e bu insanları getirebilmek bile büyük başarıdır.
Ki profillerine bakın hepsi yurdum insanı. Altlarında öyle son model araçlar yok, belediye gücü bulunmadığı için de otobüslerle taşınma durumu da yok. Kendi imkanlarıyla Yavuz beyin peşine takılıp, İzmir’e gitmişler.
Bursa’dan da Fikret Aslan başkanlığında İzmir’e teşkilat mensubu yoğun katılım gösterdi.
KAVGA DİLİ YERİNE UMUT DİLİ KULLANIYOR
Daha önce de bu partinin birkaç büyük programını izlediğim için rahatlıkla söyleyebilirim. Nasıl ki Ankara’daki kuruluş programına ve 1. Yıl dönümü kutlamalarına akın eden insan topluluğunun içinde geçmişte Ak Parti’ye, MHP’ye, hatta CHP’ye oy vermiş, hala gönlü Cumhurbaşkanı Erdoğan için atan partili partisizler, son seçimlerde sandığa gitmeyen küskünler vardıysa İzmir’deki kalabalıkta da aynı…
Hele ki söz konusu parti anketlerde yüzde 3’leri zor görürken, medyada hiç yer almazken
(Sahanın nabzını iyi tutanlardan biri olarak tabii ben bu yüzde 3’lerin çok üstünde yüzde 6’ları zorladığı kanaatindeyim. İyİ Parti’ye gelince bol keseden yüzdelik arttıranların nedense Anahtar Parti’ye gelince cimrilikleri tuttuğu kesin)
Sonuç olarak;
“Geçen yıl AK Parti’nin kalesi Bursa’da, bu pazar günü de CHP’nin kalesi İzmir’de Yavuz Ağıralioğlu bu kadar kalabalığı nasıl topladı?” derseniz, mevcut siyasi tabloya bakarak değerlendirmek gerekir.
İnsanların ekonomik olarak bunaldığı, siyaseten ayrıştığı, partilerin umutları tükettiği bir dönemde Anahtar Parti kullandığı yapıcı dil ve üslupla konuşlandığı merkezde “daha iyisi mümkündür” sloganıyla alternatif arayışlarının adresi oluyor.
Medya, cemaat ile “yabancı büyükelçilerin” ve holding patronlarının desteği olmadan, bir dönem yeni partilerin yaptığı gibi para, altın, kömür dağıtmadan, politikalarını henüz açıklamamışken bir buçuk yılda sahada adı çıkıyorsa başta da belirttiğim gibi bu önemsenmesi gereken iddialı bir siyasi harekettir!..