Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bakan Soylu’nun geleneksel iftar buluşmasından notlar…

Yazının Giriş Tarihi: 16.03.2026 10:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.03.2026 12:43

Bu yıl Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün halka açık iftar dağıtım programlarında gönüllü çalıştığım için davet edildiğim özel ve kurumsal iftar programlarının hiçbirine katılmadım. Ancak bir tanesi benim için “katılmasam olmaz derecede özel ve bir o kadar da değerli” idi. O’da önceki dönem İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun ev sahipliğinde Demokratlar Platformu tarafından düzenlenen geleneksel iftar buluşması idi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği nitelikli siyasetçi ve devlet adamlarının içinde yer alan Bakan Süleyman Soylu, uzun yıllardır dost ve yakın arkadaş çevresiyle Ramazan ayı içinde iftar programlarında bir araya geliyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Bursa’dan İçişleri Bakanlığı döneminde baş danışmanı olarak görev yapan yol arkadaşı Harun Akın başta olmak üzere AK Parti eski İl başkan yardımcılarından Dr. Murat Ünal ile Feridun Özyüksel ve AK Parti eski Belediye Meclis Üyesi Ahmet Okumuş’la birlikte küçük bir grup olarak iftara katılım sağladık.

Belirtmekte fayda var, Sayın Soylu AK Parti İstanbul Milletvekili olarak partinin en çok çalışan vekillerinden biri. Sosyal medyasına bakarsanız evinde geçirdiği zaman, sahada geçirdiğinden daha azdır. Günde en az 9-10 program yapıyor. Gündüz ilçelerde mahalle ve STK gezileri, akşam iftar buluşmaları, sonrasında ev gezileri ve STK’larla sahur programları. Bizimle buluştuğu bu iftarın ertesi günü Romanya’da idi ve Bükreş’te Dobruca Türk İşadamları Derneği’nin düzenlediği iftara katıldı.

…… ……

Bu yoğun tempoda en özel buluşma kuşkusuz dostlarıyla bir araya geldiği bu iftardı diyebilirim. Çünkü, İstanbul’da Akgün Otel’in salonu Soylu’nun bakanlığı dönemindeki gibi yine çok kalabalıktı. Bakan Soylu salona iftardan bir saat önce girdi ve tüm masaları tek tek dolaşarak, dostlarıyla selamlaştı, ayaküstü hal hatır sorup, hasret giderdi. Ortamın sıcaklığı, samimiyeti herkesi büyülediği gibi, Bakan Bey'in dostlarıyla bir arada olmaktan büyük keyif aldığı da her halinden belliydi.

İftarda AK Parti’den eski ve yeni milletvekilleri de vardı. Elbette öyle protokol kuralları işletilmedi ama yine de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri geceninonur konuğuolarak lanse edildi. İlk konuşmayı da Ömer İleri yaptı.

Ömer İleri kürsüye çıktığında doğrusu ilk etapta pek önemsenmedi. Ancak sonrasında DP ekolünden gelen biri olarak salonda bulunanların yakın siyasi tarihimizde pek çok bağdirelere şahit olduklarını belirtip” Hatta bazılarınız, bazılarınızın babaları, dedeleri dedemle bu tarihimizin dönüm noktalarını birlikte yaşadılar, birlikte göğüs gerdiler” deyince salonda bir anda sessizlik oldu ve gözler kendisine çevrildi. Ve masalardan “Bu Tevfik İleri’nin torunu değil mi?” sesleri fısıldandı.

Çünkü, dedesi DP camiası için hatırlı isimlerden. Ahmet Tevfik İleri merhum Başbakanlarımızdan Adnan Menderes’in yakın ekibindendi. 1950 seçimlerinde Samsun Milletvekili oldu, sonrasında 10 yıl yani 1960 darbesine kadar sırasıyla Ulaştırma, Milli Eğitim, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı ile kabinede yer aldı. Askeri darbede Menderes ve diğer siyasilerle Yassıada’ya gönderildi. Ömür boyu hapis cezasına mahkum edildi. Ancak bir yıl sonra yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamadı.

Torunu Ömer ise yeni siyasetçilerden. 2023’te Ankara Milletvekili olarak Meclis’e girdi. Üst düzey eğitim seviyesi ve üstlendiği yurt içi, yurt dışı görevler nedeniyle CV’si bir hayli kuvvetli. Kürsüdeki konuşması da gayet nitelikli idi.

…… ……

Yıllardır Bakan Soylu’nun konuşmalarını takip ederim. Bu seferki öyle tribünleri heyecanlandıracak siyasi içerikli bir konuşmanın aksine, daha akademik dilde idi. Türkiye ile dünya siyasetini ve ekonomik gelişmelerini tarihi bir perspektiften geçirip sonuca varan yaklaşımla değerlendirdiği konuşma tarzı salonda bulunanların da dikkatinden kaçmadı ve çıkışta hepimizdeki kanı aynı idi: “Bakan bey bir ufuk çizdi, bizlere bu küresel sıcak gündem içinden yeni reel bir pencere açtı”

Sözlerine “Hiç endişeniz olmasın, Türkiye’nin istikameti bellidir.”diyerek başladı. Son 20 yılda küresel güç dengelerinin sarsıldığını, batıdan doğuya doğru kayma yaşandığını, Avrupa’nın ekonomik ve demografik bir daralma sürecine girdiğini, insan hak ve hürriyetlerinin, demokratikleşmenin iflas ettiğini, dünyanın hızla otoriterleştiğini, Amerika’daki müesses nizamın Trump’la beraber yeni bir sisteme geçtiğini, Japonya’nın ekonomik olarak çöktüğünü, Çin’in küresel üretimde payının arttığını tarihlerle ve rakamlarla tek tek anlattı. Sözü Türkiye’ye getirdi.

Osmanlı’dan sonraki 100 yılda Türkiye’nin istikametinde “Cumhuriyet'in ilanının, çok partili sisteme geçişin ve cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin” 3 büyük modernleşme projesi olduğunu söyledi. “1961’de yeni bir yazılım yapıldı, bu 2010 Gezi olaylarına kadar devam etti. Tam 50 yıl. FETÖ’de bu yazılımın bir parçasıdır. 2012’den itibaren yeni bir dönem başladı. (7 Şubat 2012 MİT Kumpası, fetullahçı terör örgütünün hükümeti yıkmaya yönelik giriştiği ilk operasyon) 15 Temmuz ise bir milletin kendi kurduğu sistemi yok etmeye çalışanlara karşı sahiplendiği tarihti.” dedi.

Bu süreçte, merhum Başbakanlar Menderes’in, Demirel’in, Ecevit’in, Erbakan’ın, Özal’ın, Türkeş’in, 2002’den sonra da Recep Tayyip Erdoğan’la Türkiye’nin istikametinden asla sapılmadığını söyledi. Sözü Terörsüz Türkiye sürecine getirdi:

Allah bin kere Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Devlet Bahçeli’den razı olsun. Onların aklı selim ve devlet adamlığı ufkuyla bugünlere geldik. Hiçbir endişem yok. Gelecek nesillerimize bölünme tehdidi altındaki bir ülke bırakmayacağız. Terörsüz Türkiye’yi inşa edeceğiz. Batı egemenliğini kaybetmektedir. İlk kez batı ile aramızdaki makas daraldı. Onlar 3 kat büyürken, Türkiye 7 kat büyüdü.

Savunma sanayiinde de ilerlemelerin kaydedildiğini belirten Soylu konuşmasını “Hiç endişeniz olmasın. Türkiye’nin bu istikametinden dönüş yoktur. Bizim biraz daha zamana ihtiyacımız var. 6-8 yıllık daha. Kendi uçağımızı, kendi silahlarımızı yapmak için” diyerek tamamladı. Konuşmasının bitiminde ise ayakta alkışlandı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.