Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Ders: 23 Nisan Konu: Derin

Yazının Giriş Tarihi: 23.04.2026 14:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.04.2026 14:28

Bir ülke düşünün…

Çocuklara bir bayram armağan etmiş. Üstelik dünyada ilk ve tek…

Bu bayram armağan edilirken de çocuklara şöyle hitap edilmiş:

“Küçük hanımlar, küçük beyler…” Yani Mustafa Kemal sadece çocuk değil, birer değer olarak görmüş onları.

“Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.” denilmiş.

Oysa ki Türkiye birkaç gün önce, maalesef aydınlığa değil; yasa boğuldu.

Önce İstanbul’da öğrencisi tarafından öldürülen öğretmene ağladık, sonra Kahramanmaraş’taki saldırıda kanımız dondu. Herkes bir şey söyledi. Kimi dizileri suçladı, kimi anne babaları, kimi eğitim sistemini, kimileri de internet ve sosyal medyayı… Yazılar yazıldı, uzmanlar konuştu, eylemler yapıldı… Bütün bunlar içerisinde beni en derinden etkileyen şey ise bazı okullarda öğrencilerin öğretmenlerine gül takdim etmesi oldu. Bana da verildi, ve verirken “bizden zarar gelmeyecek korkmayın dersimize buyurun” bakışı okudum öğrencilerin gözlerinde.

Estağfurullah, asıl siz buyurun.

Çünkü bu işin faili bizleriz. Nasıl mı?

Şiddet dilini her yerde; ekranda, kürsüde, sokakta çoğaltıp bunu normalmiş gibi size sunduğumuz için...

Size güvenli sokaklar bırakamadığımız; sonra da "koruyoruz" diye odalarınıza kapatıp ekranlara emanet ettiğimiz için.

Sizi tanımadan, dinlemeden, anlamadan kendi korkularımızı kaderiniz yaptığımız için.

Kuş olduğunuzu görmeden yüzmeye, balık olduğunuzu bilmeden uçmaya zorladığımız için,

AVM'lerde gezdirince "ilgileniyoruz" sandığımız; markalı ayakkabılar alınca "değer veriyoruz" diye avunduğumuz için.

“Ben yaşayamadım, çocuğum yaşasın" derken sizi kendi eksiklerimizin vitrini yaptığımız için.

Başarıya giden her yolu mübah sayıp insan olmayı ikinci plana ittiğimiz için.

Okulları yarışa, eğitimi ezbere, hayatı sınava indirdiğimiz için, sizi anlamak yerine ölçüp, dinlemek yerine susturduğumuz için.

Yetişkinler olarak sınır koymayı unuttuğumuz için.

Biz, örnek olmayı erteledikçe sizlerin başkalarını örnek almanıza göz yumduğumuz, böylece sorumluluğu hepbaşkalarına devrettiğimiz için. En çok da… Yanınızda olmamız gereken zamanda yalnızlığınızı göremediğimiz için.

Çok geç kaldık.

Ama hala sorumluyuz ve asıl fail biziz. O çiçekleri bizim size vermemiz gerekirdi.

Bu yüzden, bunca acı olaylardan sonra 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları yapılmalı mı?

Sorusunun bence en güzel cevabı: Esas bu zamanda bugünün hatırlanmasıdır.

İçimiz buruk, bakışlarımız yorgun olabilir. Ama çocuklar bizim burukluğumuzu değil, varlığımızı ister. Biz, bugünün küçükleri yarının büyüklerine önemli ve değerli olduklarını hissettirmezsek, dünyanın öteki ucunda bile olsa karanlık bir zihin yapısı onu önemli hissettirecek direktiflerde bulunabilir. Bunun en acı örneklerini gördük. Bu yüzden, bizim onlara yalnızca kutlanan bir gün değil, önemsendikleri bir hayat bırakmamız; yaşadığımız günlerin muhasebesindeki en önemli hesaplaşmamızdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.