Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Dijital çağın masumiyet sınavı

Yazının Giriş Tarihi: 12.02.2026 16:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.02.2026 16:41

Dünyanın gündemine oturmuş Epstein dosyası ile ilgili sayısız haber yapıldı, kitaplar yazıldı, belgeseller çekildi. Kötülük kanımızı dondurdu, hatta bu kötülükle ilgili ben de bir önceki yazımda düşüncelerimi yazdım. Bu defa başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Konu ile ilgili bir belgeselde o zamanlar henüz ortaokulda öğrenci şimdi ise yetişkin bir kadın olan mağdur, şöyle diyordu:

“O kişi, benim mezuniyet partimde bana çiçek yollamıştı; sonra diğer özel günlerde de hediyeler yolladı. Ne istediğimi, neye ihtiyacım olduğunu; annemle babam ayrıldığında kendimi çok yalnız hissettiğimi, beni nasıl teselli edeceğini çok çok iyi biliyordu” Bu yıllar henüz internetin hızlı olmadığı ve sosyal medyanın da bugünkü gibi kullanılmadığı yıllar.

Peki öyleyse günümüze gelelim. Siz, çok masumane duygularla güzel kızınızın doğum gününü ya da yakışıklı oğlunuzun gol sevinci fotoğraflarını sosyal medyanızda paylaştığınızda, algoritmanın özellikle çocukluk ve ergenlik dönemindeki çocukların fotoğraflarını daha fazla öne çıkardığını biliyor musunuz. Neden?? Çünkü meraklısı fazla. Bir çocuğun pijamalı hali, okul forması, servis plakası, oyun oynadığı park… Bunların her biri aslında bir veri parçasıdır. Dijital ayak izidir. Bizim “anı biriktiriyoruz” diye paylaştıklarımız, biz paylaştıkça hiç tanımadığınız biri tarafından anlamlı bir haritaya dönüşebilir. Gerisini siz düşünün. Epstein dünya çapında bir örnek olabilir ama dünyada bu kafa yapısına sahip kişiler o kadar çok ki. Halbuki sosyal medya masum aile bir albümü değil; kamusal alandır ve kamusal alanlar masum değildir. Modern çağın en büyük yanılgılarından biri, görünürlüğün varlıkla eşitlenmesi olsa da görünür olmak güvende olmak değildir.

Bu durumda mecburen sizleri şu sorular ile başbaşa bırakıyorum:

Dijital çağda ebeveynlik sadece çocuğu büyütmek mi; aynı zamanda görünürlüğü de yönetmek mi?

Çocuğumuz büyüdüğünde bugün onun her türlü görüntüsünü paylaştığımız için bize teşekkür edecek mi; edecek yoksa “neden ”diye soracak mı?

Bir çocuk, anne babasının hesabında paylaşılırken, ebeveynlerinin uzantısı bir nesne midir; yoksa o çocuk kendi geleceğinin öznesi mi olmalıdır?

Unutmamalıyız ki:

Hak ihlalleri çoğu zaman büyük skandallarla değil; fark edilmeyen küçük ihmallerle başlar. Gerçek koruma ise alkış ve beğenilerden değil bilinçten beslenir.

Bu yazıya bir dip not:

Dijital çağ demişken; Z Kuşağı yani 1997-2012 arasında doğan nesil, tarihte ilk defa ebeveynlerinden daha az zeki olan nesil olarak tarihe geçti. Uzmanlar ise bu gerilemenin nedenini dijital teknolojilere aşırı bağımlılıkla ilişkilendiriyor. Yeni kuşağın bilişsel zorlukların farkında olmadığı gibi kendilerini de oldukça zeki görmeleri ise başka bir handikap. (Haber Daily Mail’in araştırmasına ait)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.