Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Eşek yalnızdı, işçi yalnız değil

Yazının Giriş Tarihi: 01.05.2026 15:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.05.2026 15:53

“Bir eşek var idi zaif ü nizar “ dizesi ile başlayan şiiri duymuş muydunuz?

15. yüzyılın ilk yılları…

Osmanlı’da yaşayan ünlü bir göz hekimi vardır: Yusuf Sinaneddin. Nam-ı diğer, Şeyhi.

Dönemin padişahı Çelebi Mehmet’in gözleri rahatsızlanır ve Şeyhi ,onu tedavi eder.Şifaya kavuşan padişah da minnetini göstermek ister ve Kütahya civarındaki Tokuzlu köyünü tımar olarak Şeyhi’ye verir.

Şeyhi, emeğinin karşılığı olan bu köyü almaya gittiğinde eski tımar sahiplerinin saldırısına uğrayıp dövülür.Kısacası hakkını alamadığı gibi,üstüne bir de bedel öder. Tabii yaşadığı olayı da hazmedemez. İşte tam burada alegorik olarak kaleme alınan bir eser doğar.

Türk edebiyatının en keskin hicivlerinden : Harname (Eşek Kitabı)

Harname’nin kahramanı, ömrü boyunca yük taşımaktan beli bükülmüş, sırtı yara olmuş, çok zayıf bir eşektir.Bir gün sahibi, artık bu benim işime yaramaz ,diye düşünerek onu serbest bırakır.Hep çalışmaya alışmış olan eşek,boş boş gezinmeye başlar ve otlakta öküzleri görür.

Öküzler güçlüdür,semizdir.Rahat ve bolluk içinde yaşamakta,keyif sürmektedirler.

Eşek,kendine bakar:Zayıf,güçsüz,yorgun… Sonra onlara bakar:Güçlü,gösterişli,huzurlu…

Bir, öküzlerin gergin ve kaslı vücutlarına; bir kendi iskeletine bakar. Sonra öküzlerin parlak boynuzları dikkatini çeker, ve kendi kulaklarına bakar.İşte o sırada isyan eder. “Ben, ömrüm boyunca çalıştım bana bu zayıflık, fakirlik neden?Öküzler otlakta yatıyor ,onların başındaki taç neden?”Diyerek sorgulamaya başlar. Kafasında bu düşüncelerle giderken bilge eşeğe rast gelir. Bu soruları ona da sorar. Bilge eşek der ki : “Sen eşeksin, eşek olarak yaratıldın ve görevin odun taşımak.Kaderin bu.Onlar ise öküz olarak yaratıldı ve görevleri tarlada arpa buğday işlemek.

Bunu duyan zayıf eşek: “O zaman ben de arpa buğday işleyeyim, onlar gibi yaşayayım,” diye düşünerek gördüğü ilk buğday tarlasına girer.Hoplar , zıplar, türlü türlü hareketler yapar, boynuzlarının çıkmasını bekler.Keyiften anırmaya başlar. Sesi duyan tarla sahibi, ekinlerin durumunu görünce çok kızar.Eline bir sopa geçirip eşeği dövse de içi soğumaz. Cebindeki çakıyı çıkararak eşeğin kulaklarını da kuyruğunu da keser.

Bu hikaye sadece bir hayvan hikayesi değildir.

Bu, emeğinin karşılığını alamayanların hikayesidir.

Bu, düzenin adaletsizliğine karşı yazılmış bir çığlıktır.

Ve düşündüğümüzden çok daha tanıdıktır.

Gelelim bugüne…

2026’nın Nisan ayına.

Çok çalışan ama çalışmasının karşılığını alamayan insanlar…

Hakkını isteyen ama susturulmak isteyen emekçiler…

Eskişehir’deki maden işçileri,alın terlerinin karşılığını alamayınca kilometrelerce yürüdüler.Seslerini duyurmak için direndiler. Müdahalelerle karşılaştılar.

Fakat bu defa hikaye, Harname’deki gibi bitmedi.Çünkü bu kez başrolde tek bir hikaye kahramanı değil,kahramanlar vardı.Birlik olup dayanıştılar.Yan yana durdular.Ve sonunda haklarının verilmesi sözünü aldılar.

Çünkü bu çağın gerçeği şudur:

Eğer yalnızsan Harname’nin eşeği olursun.Ama birlikte olup direnirsen, kaderini yeniden yazarsın.

Ve artık kimse kaderinin sonucunu kendi taşımak zorunda değil .Yük,paylaştıkça azalır; ses, çoğaldıkça güce dönüşür.

İşte bu yüzden 1 Mayıs,emeğin yalnız olmadığını hatırlama günüdür.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.