Tarafsız haber için doğru adrestesiniz. Haber, Haberler, güncel haberler, internet haber,son dakika haberleri, ogaste.com farkıyla takip edin. En son haberlere bizimle ulaşın.
Yasal Uyarı: Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır. -
HABER YAZILIMI ve TURKTICARET.NET projesidir
Copyright© 2006-2026 Tüm hakları saklıdır.
Özlem Öz
Velhasıl Bursa sudan ibarettir
Türkiye, son 38 yılın yağış rekorlarından birini yaşarken Bursa da bundan nasibini aldı. Taşkın riski, su yönetimi, sel önlemleri, alt tapı güvenliği gibi başlıklar çok konuşulurken; barajlardaki yağış senaryolarına karşı debi artışını yönetmekle ilgili alınacak önlemler de bugünlerde Bursa’nın gündeminde yer almakta. Ayrıca dere yatakları ve baraj mansabına yakın yerlerde yaşayan vatandaşlara da dikkatli olunması konusunda çağrı yapılıyor. Aynı zamanda barajların doluluk oranları da vatandaşların yakından izlediği konulardan biri haline geldi.
Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yüzyıllar önce kurduğu “Velhasıl Bursa sudan ibarettir.” cümlesi yeniden anlam kazandı. Diğer taraftan yağmurun damlaları sadece çatılara değil, tartışmaların tam ortasına da düştü.
Bir yanda kuraklık korkusuyla geçen yılların ardından dolan barajlar, coşan dereler, çağlayan şelaleler… Diğer yanda ise sosyal medyada her sağanak yağış sonrası “bu normal değil”, “bulutlar yönlendiriliyor”, “iklim silahları devrede” yazıları…
İnsanlık garip bir çağda yaşıyor. Eskiden yağmuru bereket sayan, yağmur duasına çıkan toplumlar, bugün yağan yağmura şüpheyle bakar oldu. Gökyüzünün doğal döngüsü bile artık farklı fikirlerin gölgesinde değerlendiriliyor. İnsan, doğa üzerindeki hakimiyetini büyüttükçe doğaya karşı duyduğu güvensizliği de büyütüyor.
Oysa Bursa’ya şöyle bir tepeden bakınca insanın aklına ilk gelen şey, böyle tereddütler değil de; suyun medeniyet kuran hafızasıdır. Su Şehri veya Yeşil Bursa olarak anılan şehrimiz, gerek kaynak suları gerekse termal suları ile hem mimari hem de edebi eserlere ilham kaynağı olmuştur. Uludağ’ın eteklerinden süzülen sular… Suuçtu’nun görkemi… Alaçam’ın köpüren çağlayışı… Misi’nin dere kenarındaki sessizliği… Küreklidere Şelalesi’nin serinliği…
Hatta şehrin tam merkezinde, Setbaşı Köprüsü’nde bile şöyle bir dursanız, aşağı doğru baksanız Bursa’nın su gibi ruhunu hissedersiniz. Bu ruh, şehrin taşında toprağında sanayisinde değil, şehrin akışında, akan suyunda yaşanır.
Bugün baraj doluluk oranlarının yükselmesi elbette sevindirici. Çünkü modern şehirler artık yalnızca betonla değil, suyla ayakta kalabiliyor. Bir şehrin refahının, gökdelenlerinin yüksekliğinde değil de barajlarındaki doluluk oranında gizli olduğunu geçen yaz su kesintileri ile tecrübe ettik. Ama mesele sadece yağış da değil. Mesele, insanın doğayla kurduğu ilişkinin değişmesi. Belki de bu yüzden Bursa bugün bize sadece yağışı değil, bir şeyi daha hatırlatıyor: Doğa hâlâ insandan daha büyük.
Biz sosyal medyada tartışırken şelaleler akmaya; türlü teoriler üretirken dere yatakları kendi yolunu bulmaya devam ediyor. Belki de mesele artık yağmurun neden yağdığı değil; insanın neden her damlada bir tehdit aradığıdır. Çünkü modern insan, gökdelenler yükselttikçe toprağa; teknoloji geliştirdikçe gökyüzüne yabancılaştı. Oysa su hâlâ aynı su… Uludağ’dan süzülüyor, dere yatağını buluyor, şelaleden çağlıyor.